11 Eylül 2005

Ask Imis Her Ne Var Alemde!


Bugün kisa devrelerim ile birlikte çarsidayiz ve piknik yapacagiz. Bu ay sonu buradan cikiyorum. Safak 18 oluyor sanirim. Sifayi kaptim, 6 ay boyunca burda hiç hastalanmadim ama ani hava degisikliklerinden etkilendim simdi.
Yavas yavas kopmaya basladim, haberci odasinda pek fazla durmamaya basladim, sagda solda vakit öldürüyorum.
Kendi adima zorlu bir askerlik yapmadim diyebilirim. 3-4 ay önce gece 2-4 nöbetini tutarken aklima hep güneydogudaki askerler gelirdi, onlar simdi ne yapiyor, ne düsünüyor, sevdikleri endise içinde. Elleri tetikte, kalpleri sevdiklerinde. Zor gerçekten. Eger sivilde geceleri rahat uyuyabiliyorsak bu, asker-polis vs. kolluk kuvvetleri sayesindedir. Allah ordumuza zeval vermesin. Bu kendini bilmez Imrali'dan yönetilen teröristler, 3 Ekim tarihine yaklastigimiz bugünlerde yine azittilar. Bugüne kadar hep söylenir: güneydoguya devlet hiç yatirim yapmamis diye. Oysa bir karadenizli olarak bölgemin Cumhuriyet tarihinden bu yana yatirim fakiri olduguna hem ben sahidim, hem de istatistikler bu yönde. 30 yildir Trabzon sehir içi trafigini rahatlatacak diye bir Tanjant Yolu projesi gündemde. Rahmetli babaannem dermis, burdan yol geçecek ve bizim ev yikilacak diye. Bu yol ben askere gelirken devam ediyordu, nihayet geçen ay bitirilmis. Bir sahil yolu projesi var, Samsun-Sarp arasi. Kiyilar mahvedilerek deniz doldurularak yol yapiliyor, seneye bitecekmis. Bakalim bittiginde denizin intikami nasil olacak? Içine doldurulanlari ne zaman kusacak? 1937'de Atatürk, Trabzon'u demiryolu ile Erzurum ve Samsun'a baglamak gerektigini söylemis, kemikleri sizliyordur herhalde. Bu liste böyle uzayip gidiyor ama bizim bölgenin insani niye daglara çikmadi? Demek ki sadece ekonomik problemler degil bu olaya sebep: yurtiçi-yurtdisi odaklar ve geçmisten gelen hadiseler....
Bizim Karadeniz'e de sizma çalismalari var ama agzinin payini aldilar. En son Maçka'da yasanan olay, Karadeniz'e inme çabalarinin kolay olmayacagini, halkin bu ise destek vermeyecegini anlamalarina yardimci olmustur sanirim.
Bu aralar Iskender Pala'nin "Kitab-i Ask" isimli denemelerini okuyorum. Modernitenin insanlari ve asklari ne hale soktugunu çok iyi anlayabiliyorsunuz.
" Aşk imiş her ne var alemde
İlim bir kil-u kâl imiş ancak.."
Fuzuli