24 Ocak 2006

Karlar Düşer...


Dünden beri kar yağıyor. Tüm yurtta olduğu gibi Trabzon'da da aralıksız yağmakta. İlk kez bugün belediye hoparlöründen "zincirsiz yola çıkmayın" anonsu duydum. Normalde burda bir gün yağar sonra hemen erirdi. İklim değişikliklerinin etkisi olabilir. Doğu Anadolu'ya gittiğimde ordaki soğuğu ve insanların çektiği sıkıntıları görüp buraya döndüğümde buranın cenet olduğunu düşünürdüm. Özellikle Erzurum ve Ağrı'da çok soğuklar gördüm. Birçok kez aracımızın mazotu dondu. 50 km.lik Aşkale-Erzurum arasını 7 saatte aldığımızı hatırlıyorum.Trabzon, oralara göre gerçekten iyi bu anlamda.
Vodafone'un Telsim hakkında Danıştay onayını beklediği gibi ben de TMSF'nin benim hakkımdaki onayını bekliyorum. Bazen sabırsızlanıyorum. Artık çalışma hayatına katılmak istiyorum. Her sabah eşim işe gitmek üzere uyandığında beni bir hüzün kaplıyor. Tamam, işe gideceğiz diye öyle olur olmaz yerlere girecek halim yok ama artık başlamak istiyorum. Geleceği bilememenin verdiği endişeden kaynaklanıyor bu. Oysa geçmiş gelecek tüm zamanlar önünde duran Allah(cc) için benim ne zaman işe başlayacağım veya ne zaman öleceğim vs. herşey ortada. Sabretmek lazım. Eskilerin dediği gibi nasibin neyse onu alırsın.Ve tabii zamanı gelince.
Dün çektiğim evimin balkonundan görünen kar manzarası ile sözlerime son vereyim.