15 Ocak 2006

Kentleşememek

Bir Kurban Bayramı daha sona erdi. Bayram öncesi kuş gribi patlak verdi. Bunu önlemek için yapılan itlaf çalışmaları esnasında insanımızın ne halde olduğunu bir daha görmüş olduk. Hala kentleşememenin-uygarlık ölçüsüne gelemememizin sıkıntıları bunlar. Erzurum Horasan'da adam tavuklarını isteyen ekibe " iki karımı alın ama tavuklarımı bırakın" diyor, Kars'da tavuklar canlı canlı yakılıyor(ne de güzel müslümanız !), Kayseri'de tavuklar canlı canlı toprağa gömülüyor vs.. Bu ve buna benzeri olayları başka konularda da yaşıyoruz. Maalesef daha çok yol almamız gerekiyor. Şehirleşememek derken ilginç bir notu yazayım buraya : İngiltere'de kentli sayılmak için aynı evde yüzelli-150 yıldır oturuyor olmak gerekiyormuş. Bunu bize endekslersek çok geride olduğumuz ortaya çıkar. Şark kafasını yermek istemiyorum, batıya karşı kompleks içinde değilim ama olumsuz örnekleri-çevremdekileri gördükçe umudum azalıyor.
"Şu Çılgın Türkler" kitabını bir solukta bitirdim. 30 Ağustos'un manasını artık daha derin düşüneceğim o gün geldiğinde. Bu ülkenin ne zorluklarla kurulduğunu daha yakından görmek etkileyiciydi. Gördüm ki, tarihimiz konusunda çok cahiliz, hiçbirşey bilmiyormuşuz. Tabii, bir-iki kitap okudum diye koca bir zaman dilimini tamamen öğrendim demiyeceğim zira, okumam gereken birçok kitap daha var bu konuda. Kitabın arka sayfasında yeralan kaynakça bu konuda iyi bir rehber. Ama dediğim gibi bu konuda muhalif yazanların da yazıları okunmalı.Ancak ondan sonra sağlıklı bir bilgiye sahip olunabilir: Vahdettin'in gerçekten bir hain olup olmadığı mesela.
Bayram güzel ve sade geçti. Mustafa Armağan'ın "Osmanlı'nın Kayıp Atlası" kitabına başladım. Orda da, bazı dış kaynaklarda yeralan Osmanlı'nın tarihini gelişme-yükseliş-gerileme diye kesin şekilde ayrıma tutamayacağımız yazıyor. Aslında devlet yöneticileri zamanında uygun atılımlar yapmış fakat batının engelleyici tavırları devletin ilerlemesinde engel teşkil etmiş.
Ankara'dan gelecek haberi sabırsızlıkla bekliyorum. TMSF bir an önce karar verse de biz de işimize başlasak.Neyse herşeyin bir zamanı var, beklemek lazım.
Daha sonra görüşmek üzere....