17 Mart 2006

Düzensiz Şehirleşme, Yemeklerimiz vs.

Önceki yazıda bahsetmemişim: Bizim Karadeniz'de yer sıkıntısı olduğu için herkes bulduğu boş bir yere şehir planlaması olmadığı için bir apartman veya ev dikmiş. Bizim Trabzon'dan bu konuda şikayetçiyken Rize'de gördüğüm manzara beni daha da üzdü. İlk kez gitmemiştim ama bu sefer sahilden giderken 15 katlı sevimsiz binaları görmek hiç de hoş gelmedi bana. Tamam, özellikle Rize'de düz yer sıkıntısı olduğu için bölgede en çok denizi dolduran kent orası fakat en azından birtakım şehircilik kurallarına da uyulmalı diye düşünüyorum. Türkiye, -maalesef- bizim karadenizli müteahhitlerin yaptığı zevksiz evlerle dolu. İran'da özellikle Şiraz'da gördüğüm düzenli kentleşme ve güzel evlerden sonra İstanbul'a geldiğimizde İstanbullu arkadaşıma şunu demiştim: burası ne kadar da düzensiz görünüyor değil mi? Biz gelişigüzel evleri dikmişiz. Estetikmiş, sanatmış bunlar önemli değil. Bunda ekonomik şartların da önemi var tabii. Adam başını sokacak bir yer bulmaya çalışıyor. Tuğlayı ördü mü gerisini düşünmeden içine gireyim diyor.
Gamzeli nin sayfasında Çin yemekleriyle ilgili bir yazı görünce İran'daki yemekler aklıma geldi. 1 ay boyunca pilav ve kebap yemekten gına gelmişti. McDonalds tarzı bir yer bulunca saldırmıştık. Survey için evlere girdiğimizde ana kapıdan itibaren insanı rahatsız eden kesif bir yağ kokusu burnunuzun direğini kırıyordu. Pilavları güzeldi ama.
Pilavın yanına mutlaka bir tereyağı getiriyorlardı. Tabii ev yemeklerini yemediğimiz için evlerdeki durumu bilmiyorum. Bazı yerlerde tatlısu balıkları da güzeldi.
Çayeli'nde de kurufasulye meşhurdur. Köyün muhtarı bizi bir lokantaya davet etti. Kurudan biraz tattım hoşuma gitmedi, karışık ızgara yedim. O da iyi değildi, midemi bozdu. Bazı insanlar değişik yörelerin yemeklerini zevkle yiyorlar fakat ben alışkanlıklardan sanırım şöyle bir tattıktan sonra çok fazla yiyemiyorum, kendi yemeklerimizi daha çok seviyorum. Zaten insan, alışkanlıklarının çocuğudur.
Bu arada askerde yemeklerin güzel olmayışından dolayı on kilo vermekten gayet mutluydum fakat yavaş yavaş kiloları geri alıyorum. Ama kırmızı çizgim 90 kilo. Bunu geçmemem lazım. Hem insan rahat nefes bile alamıyor.