23 Mart 2006

Ordan Burdan

Yine gece, yine saat 2 olmuş. Şu uyku düzenini bir türlü tutturamıyorum. Kızım sabah 8'de uyandırdığı için gündüz de şişmiş gözlerle dolaşıyorum etrafta.
Ya bu hafta, ya da önümüzdeki hafta artık insan kaynakları arar diye düşünüyorum, yetti gari. Kendi mesleğimizi yapalım dedik, bekliyoruz hala. Gerçi herşeyde bir hayır var diyoruz ondan sonra istediklerimiz, istediğimiz zamanda olmayınca da "neden" diyoruz: bu ne yaman çelişki?
Bu akşam Zeynep elini fişten çekilmiş ütüye dokundurunca ilk yanma deneyimini hafif bir şekilde tatmış oldu. Allah'tan işaret parmağının bir kısmı yandı, hemen müdahale ettik. Canı da pek tatlı, epey sızlandı. Evdeki eşyalar, özellikle temizlik maddeleri çocuklar için pek çok tehlikeyi barındırıyor. Tüm çocuklar Allah'a emanet, tabii bizim de önlemini almamız önkoşuluyla. Sen çamaşır suyunu ortaya koy, sonra da çocuk onu içip He-Man oldum desin(gerçek bir olay, gazetelerde yeralmıştı), olacak şey mi?
Galatasaray, Fener'i yendi bu akşam kupa maçında ama elendi. Sahaya atılan şişeler falan maç bir kaç kez durmuş. Bizde olsa İstanbul medyası bizi topa tutardı: Trabzon'da yer yerinden oynadı, sahadan zor çıktık falan. Oysa bundan fazlası her zaman yaşanıyor İstanbul klüplerinde. Bazı yorumcuların hakkını da yememek lazım tabii.
Arkadaşlardan biri Türkiye'yi karış karış gezen Hollandalı birinin çektiği fotoları yayınladığı sitenin adresini göndermiş: http://www.pbase.com/dosseman/root
Trabzon'a baktım tabii, tarihi birkaç yer dışında gidip varoşları çekmiş adam. Oysa çık Boztepe'ye, veya ne biliyim geç sahile ordan çek yani. Ama adama helal olsun birçok şehri gezmiş.
Ben de içimdeki Anadolu turu sevdasını bakalım ne zaman gerçekleştirebilirim? Bilmediğim yerleri şöyle sindire sindire ne vakit göreceğim? Yeni insanlar, yeni kültürler .....