29 Nisan 2006

Fener Trabzon'da

Pek umrumda değil. Tamam yenmemiz lazım, bunu istiyorum. TV'den izleyeceğim maçı. Küfür yüzünden gitmiyorum maçlara. Umrumda olmamasının sebebi, trilyonları alan futbolcular, kahrolan taraftar, bana ne kardeşim, onlar düşünsünler....(Bu arada 5 yıl amatör futbol oynadığımı, geçen sene belfıtığı olana kadar da her hafta halı sahalarda top koşturduğumu belirtmek isterim, yani futbolu seviyorum).
Geçen akşam futbol terörü masaya yatırılmış televizyonda. FB-GS maçı sonrası yaşananlar. Fenerlilerin yaptıklarını gösteriyor ama hepsi aynı, değişen birşey yok, sadece onlar suçlanamaz. Ama beni endişelendiren, yakaladıkları GS'liye öyle vuruyorlar ki, savaşta olsa ancak öyle vurur yani. Bir de işin daha vahim yönü, kavgaların İstanbul dışına taşması, diğer illerde de benzer sahnelerin olması.
Eşim bir ara maça gitmek istedi fakat birkaç sahne anlatmam isteğini geri çevirmesine yetti. Nasıl getireyim ki, önünde-yanında oturan adam ağız dolusu küfredecek, sen sesiz mi kalacaksın. Hop aile var diyeceksin sonra kavga çıkacak.
Futbol toplumda afyon haline getirilmiş. Sorumluluk sahibi olan bir insanın öyle şiddet sahnelerinde yeralacağını pek sanmıyorum. Ayrıca tribünler insanların deşarj yeri olmuş, dışarıda bastırdığı duygularını burda dışa yansıtıyor ama ne yansıtma, ağzına geleni söylüyor.
Fenerin Trabzon'da sevilmediği bilinir, malum 96'daki maç vs. Ama şunu da yazmam gerekiyor. Trabzon'da, Trabzonspor'dan önce kurulmuş (1959 veya 1960) amatör bir Fenerbahçe klübü var. Amatör kümede maçlarını oynuyor. Bunu birçok İstanbul takımı taraftarının bilmediğine eminim.
Bakalım, dananın kuyruğu bu akşam kopar, inşallah yeneriz, UEFA'ya gitmemiz lazım :)