10 Şubat 2008

Küçük Şeyler...

Doğu'dan geleli 3 hafta kadar oldu, yorgunluğumuz yeni yeni bitmek üzere...Orda yaklaşık 5500 km yol yaptık çok şükür birşey olmadı, geçen hafta burda araçla tarlaya uçtuk, şükürler olsun Rabbim bizi korudu, ama korkmadım değil. Araç buzlu yolda birden kontrolümden çıktı, kaymaya başladık, yolun her iki yanında 1m.'lik alçaklıkta tarla vardı, eğer son anda arabanın önünü çevirmeseydim birkaç takla atabilirdik. Çok şükür Allah bizi korudu, herşey bir-iki saniyede olup bitti. Emniyet kemerinin faydasını bir daha görmüş oldum, yoksa kafayı cama vurabilirdim. Daha sonra hadisenin kritğini yaparken, ölümün bizlere böyle hiç beklemediğimiz bir anda geleceğini konuştuk; bunu her zaman ve zeminde biliyorduk ama insanın başına gelince daha bir başka oluyormuş. Küçük bir sadaka, küçük bir iyilik belki de kurtuluşumuza vesile oldu, doğrusunu Allah bilir.
Bu türban konusu da canımı sıkmakta. Biz okuldayken başörtülü kızlar okuldaydı, problem de yoktu, sonrasında malum gelişmeler oldu ve bu iş inada bindi. Şu aşamada bence, türban serbestliğinin laikliğin tehlikede olmasıyla hiç ilgisi yok. Sadece ülkedeki bürokratik elit kesimin, cumhurbaşkanlığı seçiminde olduğu gibi, elindeki imkanların yavaş yavaş alınması karşısında gösterdiği tepkidir, mitingler vs. Burda tek endişem, ülkenin bir kamplaşmaya doğru gidiyor olmasıdır, bunun da bu saatten sonra nasıl düzeleceğini bilmiyorum...Vesselam.