22 Ağustos 2006

Mutluluk Endeksi

Yine ara verdim yazilara, Baver Hocam'dan firca yiyecegiz simdi:)
Gecen gun gazetelerde dunya capinda yapilan bir arastirma yer almisti. Bircok farkli ulkeden insanlarla yapilan gorusmeler sonucu dunyanin en mutlu ulkesinin Danimarka oldugu sonucuna varilmis. Bunda egitim, sosyo-kulturel yasam, saglik, ekonomi gibi unsurlar gozonune alinmis. 158 ulke icinde Turkiye-yanilmiyorsam-127.sirada. Haberi hazirlayan kisiye sunu hatirlatacaktim ama sonra olmadi: Danimarkalilar dunyanin en mutlu insani olabilir fakat dunyada intihar oraninin en fazla oldugu ulkenin de yine Danimarka oldugunu unutmussunuz herhalde. Evet, bu insanlar refah icinde yasiyor, bizi uzen ve kaliteli bir yasama engel olan cogu seyi yasamiyor fakat neden mutlu degiller, iclerinde bir yerde bir eksiklik hissediyor olmalilar ki, bunu asamayip intihara basvuruyorlar.
Oryantalistlerin-batililarin biz dogululara bakisi malum. Bu anlamda onlar mi daha mutlu biz mi, bu ayri bir konu. Benim gelmek istedigim nokta, insanin icinde maddi kadar bir manevi duygunun da oldugu ve bunun doyurulmasi gerektigi. Bu iki zit kutbu beslemek lazim. En guzeli dengeyi tutturmak. Eger siz sadece maddi anlamda doygunluga ulasmak yeter diyorsaniz, gun gelecek bu maddi refah sizi sikacak ve ruhunuz daralmaya baslayacak. Ve ondan sonra arayisa gireceksiniz. Kimi Queen gibi maddi refahin zirvesine cikacak careyi baska yerde arayacak, kimi uyusturucuda devasini bulmaya calisacak ilh.
Oysa insan, ruhun o kivrandirici sorulari karsisinda icine dogru bir sefere ciksa; ben neyim-kimim, bu hayat ne, nerden geldik nereye gidecegiz, sonum yokluk mu, eger yokluksa bu varlik niye... gibi sorular sorsa, en nihayet basibos olmadigini, bir Yuce Yaratici'nin oldugunu anlayacak ve kendisini gayya kuyularina surukleyen sorularindan kurtulacaktir.
Vesselam...