09 Ekim 2006

Venedik,Milano

İtalya seyahatimiz dün sona erdi. İzlenimler ve birkaç fotoğraf paylaşacağım.
İlk gün 2,5 saatlik bir yolculuktan sonra Milano-Mapenza havaalanına indik, 1 saatlik bir yolculuktan sonra şehir merkezine geldik. Otele yerleştik ve doğruca tren garına gittik, Venedik için bilet aldık. 3 saatlik yolculuktan sonra nihayet oraya ulaştık.
Venedik İzlenimleri
Tren garından sonra hemen kanalların olduğu bölgeye geçtik. 1 saatlik şehir turu yapan motorlar var(5 eu), ona bindik, (gondol kirası 300 eu dediler,vazgeçtik). Şehrin dışından şöyle bir tur attık ve daha sonra San Marco meydanına indik. Tüm dünyadan turistler var, bizdeki gibi değil, zengin insanlar. Meydan kalabalık, alışveriş yapanlar, gösteri yapanlar...




Venedik'te maske ünlüymüş, birkaç alışverişten sonra haritamızın yardımıyla şehrin ara sokaklarına daldık. Zaten bir şehri gezmenin en iyi yönü yaya olarak gezmek derler. Daracık sokaklar,araba yerine evinin önüne tekne çekmiş insanlar...



Bu arada sokaklarda ağır bir küf-nem kokusu hakim. Birçok yerde kilise var, tarihi evler-yerler var. Son tren 19:51'de olduğu için 3-4 saatlik gezimizi tamamlamak ve trene yetişmek üzere epey yorucu bir şekilde şehri dolaştık. Yemek için akşam üzeri kanalların yanında bir yere kapağı attık. İlk yemeğimiz burdaydı ve pizzası hayalkırıklığı oldu, ama amacımız karnımızı doyurmaktı zaten. Daha sonra trene bindik ve 3 saatlik Milano yolculuğumuza başladık. Bu arada tren saati dikkatinizi çekmiştir ,19:51. Tüm kalkışlar bizdeki gibi 20 veya 20:30 gibi değil bu şekilde küsürlü rakamlardan oluşuyor ve gecikme pek olmuyor.
Milano İzlenimleri
Her zaman, bir şehre ilk geldiğimde o şehrin beni nasıl karşıladığını düşünürüm, daha önceki yazılarda da bu yönde yazdıklarım olmuştu. Milano bana soğuk geldi. Havadan bakıldığında düz ve yemyeşil bir yer, 1 saatlik yolculukla merkeze geliyorsunuz. İnsanlar bize benziyor (belki de Akdenizli kanı), kadınlar çok sigara içiyor(bu arada İtalya'da otel ve restoranlarda sigara içmek yasak), çok sayıda motosiklet kullanan insan var(kadınlar da tabii), takım elbiseli insanların bisiklet veya motosiklete binmeleri bize garip geliyor.


Şehrin en güzel ve kalabalık yeri Duomo Meydanı ve tabii ordaki Katedral. Şu an bir bölümü yapım aşamasında fakat içi ziyarete açık, çok büyük bir yer. İçerde dua edenler fotoğraf çekenler falan var..






Üstteki karede görülen yer, tüm ünlü markaların yeraldığı bir çarşı. Çok büyük değil fakat fiyatlar epey büyük. Prada'da bir valiz 13600 eu. Zaten Milano'da tekstil ürünleri bize göre çok pahalı. Duomo meydanından başka Leonardo da Vinci'nin heykelinin olduğu bir yer var, orası da görülebilir, yanlış olabilir-sanırım-burda doğmuş:


Bunların dışında Bounes Aires Caddesi, gezmek-alışveriş yapmak için iyi. Bu arada çok sayıda Çinli-Taylandlı ve Afrika kökenli insan var. Trafikte yayalara karşı çok saygılılar. Yay geçidinin olduğu yerde-trafik lambası olmasa dahi- sizi görünce kesinlikle duruyorlar. İlk günlerde burdaki refleksle biz geçmelerini bekliyorduk ama sonra alıştık, hiç çekinmeden yola atlıyordum nasıl olsa duruyorlar diye.
İnsanlar birbirine saygılı, kibarlar. Yollarda bizim gibi çöpleri görebiliyorsunuz. Bu anlamda bize benziyor diyebiliriz. Bir de Corso Coma denilen bir yer var. Restoran-bar ve diskolarıyla ünlü. Birkaç akşam ordaydık, yemekleri iyiydi tavsiye ederim. İtalyan pizzası isterken dikkat etmeniz gerekiyor, hiç beklemediğiniz karides gibi deniz ürünleriyle dolu ve yenmeyecek şeyler önünüze gelebiliyor. Onun dışında mozerella oldukça iyi: Farmesan peynirini galeta unu içine koyup kızartıyorlar. Ben çok beğendim. Farmesan peynirinin ününü duymuştum almak istedim, fakat yemeklerde makarnanın üstüne rendelenmiş halini döküyorlar-bir kaç kez denedim ve bu peynire ayak kokulu peynir adını taktık ve o yüzden almadım. Ağır bir kokusu var.
Metro ile her istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Biz eğitim için sabahleyin metroya binip 30 dk.lık bir yolculuk yapıyorduk. Herkes metroyu kullanıyor. Adam arabasını metro girişinde bırakıp işine metro ile gidiyor akşam tekrar arabası ile evine gidiyor, bunu gördük. Bir de semt pazarına rastladık, tabii ki dükkanlardan daha ucuz, balıkçılarda ahtapottan karidese-ıstakozdan yengeçe herşey var. Balıkları da bir değişik. Son akşam levrek yedim, güzeldi, onun dışındakiler pek bana göre değil.
Genel anlamda; gezmek için bir daha kesinlikle giderim diyebileceğim bir yer değil Milano. Bana biraz soğuk geldi. Fakat Venedik'e gidilir. Bir daha gidebilirsek hedef Roma ve Floransa. Nasip artık.