26 Kasım 2007

Bir İki Söz...

Doğudan geleli epey oldu, burayı yine ihmal ettik, aslında arada bir bakıyorum ama eski tat yok gibi, aklıma da yazacak birşey gelmedi.
Bu aralar sıkıntılı günler yaşadık, ama çok şükür sonu iyi oldu. Dert ve sıkıntıları dert olarak görmek bir dert zaten, sebebe değil Müsebbibe bakmayı bir türlü öğrenemedik, inşallah böyle bakmayı öğreniriz.
Bir bebek bekliyoruz, inşallah 4 ay sonra aramıza katılacak. İlk bebekte yaşadıklarımızdan eser yok, ilk heyecan-ilk bekleyiş vs. Demek ilkler öyle oluyormuş. Bu sefer erkek olacak inşallah. Bu aralar kızımda kıskanma emareleri başgösterdi. İyi olur inşallah.
Ankara'nın soğuk ve sisli havası mı üstüme sindi ne? Bu aralar kendimi çok yorgun hissediyorum. Şöyle bir rahatlamaya ihtiyacım var, kimin yok ki?? Hayattaki rollerimizi bazen fazla abartıyoruz herhalde. Bir insanın ne kadar da rolü var: baba rolü, oğul rolü, eş, iş arkadaşı vs. birçok rollerle bürülüyüz ve herhalde bu rollerin getirdiklerini göğüslemeye çalıştıkça bazen bocalıyoruz. Velilerin- o, olayı halletmiş insanların- hallerine gıpta ediyorum, ne dünya ne başka birşey onları Sevgili'den ayıramıyor, her an O'nunla beraberler ve dünyanın -bizlere ağır gelen-hay huyu onlar için çocuk oyuncağı gibi.
Neyse şimdilik bu kadar, sonumuz iyi olur inşallah.