26 Eylül 2012

Derman Arardım Derdime...

Bu aralar Hz. Niyazi-i Mısri'yi okuyorum. Nasıl bugüne kadar uzak kalmışım anlamadım, demek nasip değilmiş. Önce İrfan Sofraları'nı, sonra divan'ını okudum. Bir de hayatıyla ilgili birkaç eser. Bu büyük Ruh'un kıymetini bilememişiz. Son birkaç yılda O'nunla ilgili çalışmalar sevindirici. Özellikle Malatya Belediyesi'nin Limni Belediyesi ile ortak hareketleri sevindirici. Hazret çok eziyetler çekmiş, gerçi onlar bizim gibi küçük düşünmedikleri, Celal ve Cemal tecellileri açısından baktıkları için....
Şiirlerinden çok beğendiğim birini aşağıda paylaşıyorum:



Derman arardım derdime derdim bana derman imiş.
Burhan arardım aslıma aslım bana bürhan imiş.

Sağu solu gözler idim dost yüzünü görsem deyü.
Ben taşrada arar idim ol can içinde can imiş.

Öyle sanurdum ayrıyım dost gayridir ben gayriyim
Benden görüp işiteni bildim ki ol canan imiş.

Savmu-u salat u hacc ile sanma biter zahid işin
İnsan-ı kamil olmağa lazım olan irfan imiş.

Kanden gelir yolun senin ya kande varır menzilin
Nerden gelip gittiğini anlamayan hayvan imiş.

Mürşid gerektir bildire Hakk’a sana hakk-al-yakın
Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş

Anla hemen bir sözdürür yokuş değildir düzdürür.
Alem kamu bir yüzdürür görem anı hayran imiş.

İşit Niyazi’nin sözün bir nesne örtmez Hak yüzün.
Hak’dan ayan bir nesne yok gözsüzlere pünhan imiş.