23 Haziran 2014

Kelimelerin Gücünün Farkında mıyız?

Günlük hayatta kullandığımız kelimelerin yaşam kalitemize direkt etki ettiğinin farkında mıyız? Yaşam kalitesi sık kullanılan bir terim olmakla beraber içeriğini doldurmaya pek dikkat etmeyiz. Bu içeriğin olmazsa olmazlarından biri de iletişimde kullandığımız kelimelerdir.
Gün içinde ortalama 400-500 kelime kullandığımız söylenir (maalesef böyle). Bu kadar az söz dağarcığını bir de kötü yönde kullanırsak nasıl yaşam kalitesinden bahsedebiliriz?
Burada tercihlerimiz öne çıkıyor: insanlara ve doğaya karşı saygılı, özenli ve sevgiyle mi bakacağız, yoksa tersiyle mi? Evimize gelen misafiri kral gibi ağırlarken sokağa çıktığımızda, özellikle trafikte, nasıl birdenbire değişip canavara dönüşebiliyoruz, aklım almıyor? Trafikte söz kavgası edip sonra birbirini öldürenler var. Belki de o anda bir taraf ortamı yumuşatıcı bir söz söylese böyle vakalarla karşılaşılmayacak.
Bu işin çok kolay olmadığının farkındayım. Aileden aldığımız eğitim ve sonrasında kendimize yaptığımız yatırımla olacak şeyler bunlar. Eğer hayattan zevk almak istiyor ve yaşamı bir sanat olarak görüyorsak bunlara dikkat etmemiz lazım.
Konuyla ilgili oldukça güzel bir videoyu paylaşıyorum.

19 Haziran 2014

Hz.Mevlana'nın Oruçla İlgili Sözleri

Ramazan ayına bir hafta kaldı. Evlerde hazırlıklar, çarşı pazarda bir hareketlilik göze çarpıyor. En güzeli de insanın içinde yaşadığı sevinç. Ramazan ayında yaşanan manevi huzurun yeri bambaşka.
Bu yazıda Mevlana Hz.'lerinin oruç ve ramazanla ilgili sözlerine yer vereceğim. Bugüne kadar oruçla ilgili okuduklarınızdan çok farklı şeyler göreceksiniz.....
Şimdiden herkese iyi ramazanlar....



  •  Sen, orucu, şaşılacak acaip meziyetleri bulunan bir şey olarak bil! Oruç, insana can bağışlar. Gönül lütfeder. Sen, şaşılacak bir şey görmek istersen, oruca şaş! Sen, göklere çıkmak, Mi'rac etmek sevdasındaysan, şunu bil ki, oruç, senin önüne getirilmiş bir Arap atıdır.

17 Haziran 2014

Blog Yazarlığının Maddiyatı ve Maneviyatı Üzerine

Bu yazı, Srgz Blog’un sahibi Vural Egemen Sarıgöz tarafından yazılmıştır. Blogumdaki ilk misafir yazar olarak kendisine teşekkür ederim.



Blog Yazarı olmak için uğraşan, didinen insanları düşünün. Eğer bir bloğunuz var ve belirli periyodlarda bloğunuza içerik giriyorsanız Blog Yazarı olmuşsunuz demektir. Blog Yazarı olmayı becerememiş, açtığı blogları kısa zamanda internet çöplüğüne göndermiş blog yazarı müteşebbisleri ile karşılaştık ve karşılaşmaya devam ediyoruz.

Blog Yazarlığının birinci kuralı sabırdır. Sabrederek yazmaya devam eden her blog yazarı mutlaka bir gün başarıya ulaşacaktır.

Blog Yazarlığının iki tür kazancı olur;
1.      Maddiyat

2.      Maneviyat
Bu iki kazancın hangisi blog yazarı için kıymetlidir diye düşünürsek elbetteki her ikisi diye cevaplayabiliriz. İnsanlar sevdiği bir işi yaparken para kazanmanın verdiği mutluluğu tarif etmekte zorlanırlar. Blog Yazarlığı da işte bu minvalde bir durumdur.

16 Haziran 2014

IŞİD ve İslam'a Verdiği Zarar

El Kaide'den sonra şimdi de başımıza IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) çıktı. Batı dünyasında İslam=Terörist  algısı bilerek körüklenirken müslümanım diyenlerin bu algıya hizmet edecek şekilde hareket etmeleri çok acıdır. Sadece batıya kızmakla yetinemeyiz, burada durup aynayı kendimize çevirmemiz gerekiyor.


İslamı seçen Yusuf İslam'ın şu sözü içimi çok acıtmıştır:  "Müslüman olmadan önce Kuran'ı inceledim ve kararımı verdim. Eğer önce müslümanları inceleseydim müslüman olmazdım".  Bu söz üzerine derince düşünmeliyiz.  "Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim" diyen bir Elçi(s)'nin ümmeti olarak neden bu hale geldik, nerede yanlış yaptık, niye kan revan görüntüleriyle eşdeğer hale gelen Ortadoğu bu halde???

15 Haziran 2014

En Acı Babalar Günü'm

Bugün Babalar Günü. Normalde bu tip günlerin alışverişi canlandırma odaklı olduğunu bildiğim halde yine de yılda bir gün hatırlamak ve hatırlanmak güzel birşey diye düşünürüm. Dün, Soma'daki çocukların karnelerini babalarının mezarlarına götürüşü yeraldı medyada. Hepimiz üzüldük,kahrolduk ama hiçkimse o çocukların yaşadıklarını tam olarak bilemeyecek. Küçükken babasını kaybedenler müstesna, ancak onlar anlayabilir bu çocukları. Biz üzüleceğiz sadece, çünkü ateş düştüğü yeri yakıyor ve en kolay çekilen acı, başkasının acısıymış....


Bu Babalar Günü, o çocuklar gibi benim için de en acı babalar günü oldu. Zira 28 Mayıs tarihinde babamı kaybettim. Aradan 15 gün geçti ama hala işin farkında değilim sanırım. Sanki babam hala Trabzon'da ve ben oraya gidince O'nu göreceğim. Taziyeye gelenler, sonradan anlayacaksın diyor. Belki de Trabzon'a gidince ayrılık acısı daha da belirgin olacak.

04 Haziran 2014

INSPARKUS ile Hayallerinize Dokunun !!!


Hürriyet Gazetesi’nin Bumerang isimli bir platformu var. Bu platform, blog yazarlarını biraraya getiriyor, yazılarını yayınlıyor ve aynı zamanda bazı şirketlerin tekliflerini biz blog yazarlarına iletiyor. Insparkus.com ile tanışmam bu şekilde oldu. İnsparkus, akıllı bir arayüz ile interaktif bir şekilde sizle -adeta- konuşuyor ve adım adım size kariyer yolculuğunuzda eşlik ediyor.
insparkus.com
Kariyer konusu aslında biraz da es geçtiğimiz bir alan. İşim olsun gerisi önemli değil tarzı yaklaşımlar, iş yaşamında mutsuzluklara-verimsizliklere ve günün sonunda şirketlerde iş ve maliyet kaybına sebep olabiliyor. İnsanın mutlu olabilmesi için sevdiği bir eşe ve işe sahip olması gerektiği söylenir. Bu tespit çok doğru. Sevmediği bir işe her sabah kalkıp gelmek, o kişide bir süre sonra eziyete dönüşüyor. Eğer kendi motivasyonunu sağlayamıyorsa bu olumsuz atmosferini etrafındaki çalışanlara da geçiriyor. Bu konu basite alınmayacak kadar önemli, şirketlerdeki insan kaynakları departmanlarının buna eğilmesi şart. İşini sevmiyorsan illaki ayrılman gerekmiyor, başka departmanlar başka roller de pekala denenebilir.
Teklif ilk geldiğinde siteyi inceledim. Bugüne kadar 15 yıllık profesyonel iş yaşamımda, bu anlamda bir çok eğitim aldım. Aldığım her eğitim kendi çapımda bana çok şeyler kattı. En son geçen ay benzer bir eğitim aldım. Kurumsal firmalarda çalışmanın avantajlarından biri de bu olsa gerek.

27 Mayıs 2014

Apple Akıllı Ev Platformu

Sıkı bir Apple kullanıcısı olarak Apple ile ilgili bilgileri takip etmeye çalışıyorum. Apple, her yıl WWDC (Dünya Geliştiriciler Konferansı) düzenliyor ve birçok yeniliği burada tanıtıyor. Financial Times'ın haberine göre bu yıl 2 Haziran tarihinde yapılacak olan konferansta Apple, akıllı ev platformunu açıklamayı düşünüyor.

İphone Akıllı Ev Uygulaması
Bu platformla Iphone,  güvenlik sistemlerini, lambaları ve evdeki diğer akıllı cihazları uzaktan kontrol edecek. Halihazırda Philips Hue Wifi  ile lambaları ve Nest Thermostat ile de sıcaklığı kontrol edebiliyor.

Nest termostat
Apple, sadece Iphone'a özel ürünler üretilmesi için firmalara destek veriyor. Burada hacker'ların sızması çok önemli bir konu, Apple ise bunu önemsediğini ve buna göre sertifikalı yazılım ve donanımların üretileceğini söylüyor.

26 Mayıs 2014

E-Book'ların Geleceği

Birkaç yıldır hayatımızda e-book'lar haylice yer almaya başladı. Akıllı telefon ve tabletlerin artmasıyla e-kitaplara daha kolay ulaşabiliyor ve küçük bir telefonda yüzlerce kitabı okuyabiliyoruz. Benim de birçok kitabı, telefon ve tabletten okuduğum olmuştur. Dijital kitapların orjinal kitap ve gazeteleri yeneceği çok konuşuluyordu ama zaman gösterdi ki, insanlar hala eline kitap-gazete almaktan hoşlanıyor. Ben de bu taraftanım. Hiçbir e-kitap, bir kitapçıda raflar arasında dolaşmanın verdiği hazzı veremiyor. Hele o kitap sayfalarının kokusu (belki ilerde onu da yaparlar).


Ayrıca telefon-tablet ve e-kitap okuyuculardan okuduklarımız, gözlerimizi daha az kırptığımız için gözlerimizin kurumasına ve bir süre sonra bırakmamıza sebep oluyor. Belki de en önemli nedenlerden biri de budur.

Aşağıdaki video, e-kitapların geleceğiyle ilgili çok ilginç şeyler sunuyor. Teknoloji ilerledikçe bu ve daha fazlası olacaktır ama hiçbir zaman kağıdın yenilemeyeceği kanaatindeyim. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum.

Mike Matas: A next-generation digital book




20 Mayıs 2014

Görünmeyen Dünyanın Gizemleri

Bir önceki yazıda Süper Sicim Teorisi'nden bahsetmiş ve atom altı evrenlere seyahat etmiştik. Bu yazıda ise yüksek hızlı kameralar ve elektron mikroskopu yardımıyla çekilen görüntülerden oluşan muhteşem bir dünyaya girmiş olacağız.

 
Organizmaların nasıl büyüdüğünden gezegenimizin hareketine, vücudumuzun her yanındaki yaratıklardan ömrünü kirpiklerimizde!! geçiren canlılara, DNA sarmalını oluşturan karbon atomlarından belki de ilerde tıkalı damarlarımızı açabilecek mikro canlılara kadar birçok şeyi bu teknolojilerle görebiliyoruz.