3g etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3g etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2009

Bayram ve Öncesi

Yaklaşık 3 aydır yazmıyoruz. Bazen de dinlemek-dinlenmek lazım. Bu süre zarfında birçok şeyler yaşandı aslında: yeni evimize taşındık, taşınma süreci-yeni evin sorunları vs derken epey terledik. Domuz gribi denilen hadise hayatımıza girdi. Aslında bu konu bizim ülkemizde mi çok abartıldı, bilemiyorum. Şimdi haberlerde bayram dönüşü kaza riskinden ve gerçekleşen trafik kazalarından bahsediliyor. Yılda 4-5 bin kişiyi trafik kazalarında kaybeden bir ülkede yaşadığımız için domuz gribi bence bunun yanında çok da tehlikeli değil. En büyük hadise trafiğe çıktığımızda - hergün- başımıza gelebilir. Trafik konusunda bu kadar lakayt davranan bir devletin domuz gribinde neden bu kadar paniğe kapıldığını ve halkı galeyana sürüklediğine anlam vermek mümkün değil. Tabii insanı korkutmuyor değil. Özellikle çocuklar için tedirgin oluyor insan. Kızım bu yıl 1. sınıfa başladı. O'nun okuma-yazma öğrenme hevesi bizi de sardı, fakat okula gitmesi çoğu zaman beni tedirgin ediyor, acaba diye?!! Bu yaz doğuya giderken bir akaryakıt istasyonuna uğradık. Pompadaki arkadaşa "kene var mı" falan sorduk, aldığımız cevap ilginçti: "kenenin de bir sahibi var, o yüzden çok korkmuyorum"!! bu söz bizi düşünmeye sevketti, şimdi benzer şekilde domuz gribi virüsünün de bir sahibi var diyoruz. Tabii bu durum bizi tedbir almaktan alıkoymamalı. Zaten tam anlayamadığımız ve künhüne vakıf olamadığımız kadercilik yüzünden toplumumuz sıkıntı yaşamıyor mu? Herşey Allah'dan deyip tedbir almamak bu işin doğasına aykırı aslında. Biz müslümanlar kaderin ne demek olduğunu ve Allah'a sağlam bir imanın nasıl olacağını iyi öğrenip bunu hayatımıza uyguladığımızda daha ilerde olacağımıza eminim. Kuru kadercilik bizi bu hallere sürüklemedi mi medeniyetler yarışında?
Domuz gribinin iyi yanları da olmadı değil hani: eve geldiğimizde önce ellerimizi yıkar olduk. Bu arada amerikalı bir doktorun geçen gün bu konuyla ilgili yaptığı korunma uyarıları, tam da abdestin ilk yarısını anlatıyordu.Virüsten korunmak için abdest almanın ne kadar başarılı olacağı ortada.
Bu arada, son yıllarda sıkça duymaya başladığımız; kurban kesmek yerine bedelini fakirlere dağıtsak olmaz mı şeklinde düşünceler etrafta kol geziyor. Dikkat edilirse bunu ortaya atanlar, çok da dini hassasiyet sahibi olmayan insanlar gibi geliyor bana("Hac mevsimi bu yıl Kurban Bayramına denk geldi" gibisinden haber yapanlar gibi). O farklı bu farklı. İnsanlara yardımı-infakı(her türlü-maddi manevi yardımı) öğütleyen bir Kuran var yanımızda. Kurban demek kelime anlamı yakınlaşmak olan bir ibadet. Kanı ve eti Allah'a ulaşmayan, sadece bizim takvamızın-yakınlığımızın O'na ulaşacağı bildirilen bir ibadetten bahsediliyor. Aslında bu tür sözlere pek takılmamak lazım, bu ülkede bu tür hadiselerin-tartışmaların yaşanması doğal...
Doğu Anadolu'daki görevimizi geçen ay -törenle- devrettik :)) Ordaki arkadaşlar artık yürütecek, biz de burdan destek olacağız. Yıllardır oralara gittim, ömrümde hiç gitmeyeceğim-uğramayacağım yerlere-köylere gittim, değişik bir deneyim oldu bu da bizim için. Zira, orda da bir hayat var, orda da insanlar yaşıyor, onlar da insan...gördük-öğrendik. Arasıra gideceğim yine, insan ordayken bazen sıkılıyor fakat uzaklaşınca da özlemiyor değil.(herşeyde öyle değil miyiz zaten?)
Eski bayramlar daha güzeldi konusuna girmiyorum :) Zira aileyle geçirilen her bayram güzel bence. Eş-dost-akrabadan uzak olunca pek de sarmıyor açıkçası...
Yeni eve taşınırken ev telefonunu ve adsl'i iptal ettirdim. Bunu arkadaşlarımla paylaştığımda baktım ki, aslında ev telefonunu çoğunlukla adsl için tutuyoruz. hepimizin elinde cep telefonu var, iletişimi bunlarla sağlıyoruz. Bir de ev telefonuna her ay gereksiz yere neden 20-30 lira veriyoruz ki? Bu konu canımı sıkıyordu, TT'nin adsl aboneliği için sabit telefonu zorunlu kılması mahkemelik olmuştu ve bu yüzden bir şekilde ev telefonunu iptal etmeyi düşünüyordum. Yeni eve taşınmak ve 3G'nin gelmesi ilaç oldu. Şimdi 3G usb-stick kullanıyorum. Sabit telefonu ve adsl'i iptal ettim, ayda 50-60 lira karım var, yıla vurursak 750 tl gibi avantajım oldu. Bunun üstüne bir de digiturk'ü iptal edince aylık 100 lira gibi bir rakam ediyor. Ev kredisi alınca tasarruf tedbirlerine başvurmak şart oldu :))
Tavsiye ederim, evinizde 3G kapsaması varsa adsl'i ve ev telefonunu iptal edin, kazançlı çıkacaksınız.
Bir de, evi aldığım inşaat şirketinin anlaşması sebeiyle ev kredisini bir katılım bankasından çekmek gibi bir konu var ki, çok pişman oldum. Krediler düşünce yapılandırmadan faydalanmak için aradığımda bunun imkansız olduğunu söylediler. Ama bu işin peşini bırakmayacağım, başka bankaları araştırıyorum, ya başka bir yerden kredi çekip bunu kapatacağım ya da yasal sürece gireceğim. Siz siz olun ev kredisini faizsiz-katılım bankalarından çekmeyin. Bu konu da ayrı bir yazı konusu olsun, o zaman detayları yazarım.Vesselam.

02 Şubat 2009

(www.suatsaygin.net) ve bir-iki söz

Bugün alan adı satın aldım. Artık adresim http://www.suatsaygin.net/ . Blogu bu adrese yönlendirdim, değişen pek birşey yok aslında, kendimi şımarttım biraz:)

Telefonumu iphone'la değiştirdim. Önceleri endişeyle bakıyordum, bluetooth'la dosya bile gönderemiyorsun diye. İphone'la nete girince ve dokunmatik ekranını görünce bayıldım diyebilirim. Tüm eksiklikleri program yükleyerek bertaraf edebiliyorum. 2mp kamerası az gibi gelse de çok iyi fotoğraflar çekiyor. N95'imi bırakmak zorunda kaldım, Blackberry zaten beni çok fethedememişti, sadece şirket maillerine bakıyorum, bu da yetiyor. İphone'la ilgili birçok site var, detaylı bilgiler ordan edinebilir. http://www.ingilizanahtari.com/ başarılı bir site.
Geçenlerde iyi bir kampanya ile laptop da aldım. HP Pavillion dv-5 1021-et, 4gb ram-512 paylaşımsız ekran kartı,P8400 2.27ghz işlemci. Bu konfigürasyon bimeks'te 1872 tl'ye idi. Kampanya hala devam ediyorsa bakabilirsiniz, kaçırmayın derim. Diğer sitelerde-mağazalarda 2500 tl fiyatı var. Kendimi epey şımartmışım bu aralar:)))

Trigliseritimle aramız pek iyi değil bu aralar. Ramazanda kan tahlili yaptırmıştım, 315 falan çıkmıştı, ilaç kullandım fakat bitiminde tekrar tahlil yaptırmadım. Geçen ayki kan tahlilimde trigliserit oranı 450'ye çıktı. Bu çok yüksek bir oran, normali 200. Yine doktoru ihmal ettim. Geçen hafta, daha önce kullandığım, Lyphantyl 200 ilacını kullanmaya başladım, beni resmen yere serdi. Yorgunluk, uyku hali, akşam 9-10 gibi uyumalar...İlacı bıraktım, normale döndüm. Trigliserit problemi olanlar, ilacın bırakılmasıyla oranın yükseldiğini söylüyor. Bunu biliyorum fakat bir türlü düzenli bir ilaç kullanımına başlayamadım. Bunda tembelliğimin de etkisi var.
15 gün önce kızımda geniz eti problemini farkettik. Anaokuluna gidene kadar hiçbirşeyi yoktu, fakat okula başlayınca nerdeyse her hafta doktor yolundayız. Bunu biraz da normal karşılıyorum,zira diğer çocuklardan mikrop kapması normal. Son doktor ziyaretimizde geniz etinin olduğunu, bademciklerinin şiştiğini, hatta kulaklarında su olduğunu duyma yetisinde azalma olduğunu ve ameliyat olması gerektiğini öğrendik. Ben onla beraber değildim, doğudaydım.Haberi alınca çok üzüldüm. Çünkü kızım 1 yaşındayken ameliyat olmuştu. Yine mi olacak dedin kendime. Geçen hafta başka bir doktora götürdüm. Muayene sonucunda bunun alerjik bir reaksiyon olabileceği söylendi. Şimdi alerji şuruplarını alıyor. Bu cuma kontrole gideceğiz, işitme testi tekrarlanacak, inşallah ameliyata gerek kalmaz.

Yarın sabah İstanbul'a gidiyorum, iki gün kalacağım 3g eğitimi için. Haziran ayında 3g servise verildiğinde mobil internet kavramı daha çok yerleşecek hayatımıza. Görüntülü konuşmaya insanlar msn sayesinde aşina fakat evimizde kullandığımız adsl hızlarına cepten ulaşmak bir harika olacak.

Yazılarımızı ayda bire düşürdük, maşallah. Facebook ve maillere cepten ulaşmak hoş ve kolay oluyor güncelemeler için. Bu blogger'ın mobil kullanımı pek kullanıcı dostu değil,bunu biraz daha kolaylaştırsalar benim için daha iyi olacak. İphone için blog writer isimli bir program buldum fakat blogger'ı desteklemiyor.

Bu aralar elime falih Rıfkı Atay'ın Çankaya isimli eserini aldım. Atatürk'ün hayatını detaylı şekilde öğrenmek istiyorum. Kulaktan dolma bilgiler, okullarda öğrendiğimiz resmi tarih bilgileri beni kesmiyor açıkçası.

Başbakanın Davos'taki tavrı benim çok hoşuma gitti bunu da söyleyeyim. Bizim gibi müthiş bir tarih ve devlet birikimine sahip bir milletin temsilcilerinin emperyalistler karşısındaki sönük tavrı beni çok üzüyordu. İran Cumuhrbaşkanı Ahmedinejad Amerkiya kafa tutarken hoşuma gidiyordu, neden biz böyle davranmıyor diye düşünüyordum. Bu düşüncelerimi birçok arkadaşımın da paylaştığını biliyorum. Davos'ta moderatör normal davransaydı bu olmayacaktı aslında ama Başbakan iyi yaptı O'na. Bu tavrın insanımız üzerindeki etkisini sosyologların iyi incelemesi lazım. Demek ki bu millet, başında kendilerini sürükleyecek bir lider olursa çok işler yapacaktır. Durum böyleyken her ülkeyle çekişmek de doğru değil elbette ama geçmişte ecdadımızın-Atatürk'üün yabancı devlet adamlarının tuhaf istekleri karşısında takındıkları tavır bize örnek olmalı.

Haşmet Babaoğlu'nun yazılarını takip ediyorum zevkle. Özellikle Pazar Notları benim için çok hoş oluyor. Geçen gün bir yazısı vardı, bizlere çocuklarımızın iyi birer insan olması yetmiyor mu diye soruyordu. İlk bakışta hepimiz buna evet diyoruz fakat ardından bu yetmez deyip hayatta sıkıntı çekmesin diye iyi okullar okuyup iyi yerlere gelsin istiyoruz. Aslında bu modern zamanlarda ikisini de istemek hakkımız gibi geliyor bana. İyi bir insan olup beş parasız pulsuz kalmak, başkalarına da yük olmak demek. İkisi de olmalı bence...Tabii en önemli iyi ve başkalarına faydalı bir insan olması.

Trabzonsporun başarılı göğsümü kabartıyor. Fanatik bir taraftar değilim fakat en azından yıllardır takımımı bırakmadım. Bu sene başındaki transferlerden sonra bu yıl ben de pek birşey beklemiyordum ama takım hiç olmazsa Avrupa kupalarına kalır diye düşünüyorum, hayırlısı inşallah.

Iphone'la ilgili çok hoş programlar bulursam burada paylaşacağım...