Son zamanlarda modernizmin bize getirdikleri ve çok da götürdükleri üzerine düşünüyorum. Kapitalist bir sistem içinde materyalist bakış açıları, bizi mutsuzluklara itiyor. Eskisinden daha zenginiz, alım gücümüz fazla ama huzurumuz kalmadı. Neyi unuttuk acaba? Fizik yanımızla beraber bir de metafizik tarafımızın olduğunu mu? İrfan ve hikmet nerede? Nerede kaybettik, nerde bıraktık onları? Kalbin bir et parçasından ibaret olmadığını gönlümüzün de varolduğunu neden unuttuk? İnsana ve hayata karşı neden bu kadar saygısız olduk? Nerde o yüce gönüllü insanlar, diğergam olan, başkalarını kendine tercih eden, canlı cansız herşeye hürmet eden, oyun ve eğlenceden ibaret olan dünyaya kalbinde yer vermeyen, kesrette vahdeti-vahdette kesreti gören, halk içinde Hakk'la olan.....? Elbette varlar ama sayıları az. Bu sayıyı artırmamız lazım, aksi halde depresyonlar, hayal kırıklıkları, mutsuzluk ve huzursuzluklar içinde debelenip duracağız ve hayat geçip gidecek. Ya sonrası...?
Şairin -çok sevdiğim- dizeleriyle son verelim:
" Neye yaklaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık
Anla ki, yok Allah'tan başkasıyla yakınlık ".


