Hz. Mevlana ile İlahi Aşk Yolculuğu
Aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Eylül 2025
05 Aralık 2011
Ben, Ego, Aşk
"Cehennemin baş meleği " Mâlik", cennetinkiyse " Rıdvân "dır. Rıdvân ismi, " Rıza " kelimesinden gelir."
Ben ben diyen insan bu dünyada cehennemini yaşıyor zaten, Rabbinden gelene razı olan ise cennet halinde. Büyükler de şöyle demiş; bu dünyada cenneti bulamayan öbür tarafta hiç aramasın.
Yukarıdaki resim, çok hoşuma gitti, işi özetliyor aslında. Ego ve aşk arasında ters orantı var. Ego artınca aşk, güzellikler azalıyor, egomuzdan kurtulabildiğimiz ölçüde de aşka yaklaşıyoruz.
Etrafıma ve kendime bakıyorum, egomuzun esiriyiz; benim arabam-malım-mülküm vs. Böyle dedikçe zaten en ufak bir sıkıntıda hemen yıkılıyor ve cehennem halini yaşıyoruz. Oysa, benliğimizi azaltsak, iyi-kötü herşeyin O'ndan geldiğinin künhüne varsak cennet halini yaşayacağız.
Rabbim sonumuzu hayreylesin, vesselam.
13 Nisan 2010
Aşk İmiş...
"aşk imiş her ne var âlemde
ilm bir kıyl ü kaal imiş ancak"
ilm bir kıyl ü kaal imiş ancak"
01 Temmuz 2009
Benim Gündemim
Maşallah iki ay üzerine yazıyoruz, hiç bu kadar tembellik yapmamıştık:))

Bu araç Başbakan'a gösterilmiş, üretim konusunda adımlar da atılmak üzere. Benim merak ettiğim ve üzerinde durduğum konu ise, bu tür araçların çok pahalı olması yanısıra elektriği depolayacak akülerin durumu. Zira aküler şimdiki teknolojiyle bu iş için kullanılmaktan çok uzak. Buna bir de dünyadaki petrol ve otomotiv kartellerinin bakışı var ki, bakalım o ne olacak?
Devrim arabası gibi bir hayal kırıklığı yaşamış insanımızın aslında bu süreci kaçırmaması lazım, bu Türkiye için büyük bir atılım olur. Gazetelerden okuduğum kadarıyla birkaç sene önce MIT üniversitesinde şimdiki lityum-iyon pillerin dışında heyecan uyandıracak gelişmeler kaydedilmiş fakat hemen sonra bu işin üstü kapatılmış. Şimdi Obama, tekrar bu konuyu gündeme almış ve çalışmalara devam edilmesini istemiş. İnşallah bizde de üretim ve satış konusunda herkes üstüne düşeni yapar da bu sefer treni kaçırmamış oluruz.
Sivas'dayım, sabah doğuya doğru seferimize devam edeceğiz. Haber kanallarında 7.5 saat süren MGK, Albay Çiçek'in sorgusunun bitmesi, belge ile ilgili düşünceler vs var. Bu sabah ilk çeyrek büyüme rakamının -13.8 olduğu açıklandı. Ekonomi iyiye gidecek şeklindeki ümitlerimiz devam ediyor, 2. çeyrek sonuçları bu kadar olmaz sanırım. Bu belge konusu da canımı sıkıyor, zannediyorum dış servislerin işi bu,(veya onların hesabına gelecek işleri yapmaktan çekinmeyenlerin işi) zira hükümet ve asker kanadını birbirine düşürme ve kaos ortamı yaratma konusunu ortaya sürdüler ve bir haftadır bu konu konuşuluyor, oysa gündem ekonomi olmalı.
(Her zaman olduğu gibi sonucun kimin işine yaradığını düşünerek hareket etmekte fayda var).
Ülkenin gündemi buyken ben de herkes gibi kendi gündemimi takip ediyorum. Kiradan kurtulalım diye ev aldık. Peşinatlar için arabayı sattım. 2. el sitesine verdiğim ilanla iki gün için aranan adam oldum:)) Telefon trafiğinden başım döndü, nihayet birine sattık arabayı; zor işmiş vesselam. Banka kredisi, tapu işlemleri vs derken gündemim bu aralar çok yoğun. Bu işler esnasında kızımın ilkokula kayıt işleriyle de uğraştım. Sağolsun, milli eğitim, nüfusa dayalı adres sisteminden yararlanarak kayıtları yaptığı için ve bizim de adresimiz güncel olmadığı için bu işle uğraştım. Fakat pazartesi öğrendim ki, güncel adres bilgilerini kullanmamışlar, eski bilgilere göre 1. sınıf öğrencilerini yerleştirmişler. Birçok arkadaşın çocuğu bu durumda. Şimdi bunu nasıl düzeltecekler veya düzelteceğiz bilmiyorum. Kayıt parasından kurtulduk ama gitmemiz gereken okullardan uzakta kaldık :( Geçen pazar kpss sınavına da girerek Haziran'ın son haftasını fırtına gibi bitirdim:)
Elif Şafak'ın son kitabı "Aşk", bu aralar çok popüler.

Yazarı daha önce okumadım, kitap ilk önce pembe kapak rengiyle dikkatimi çekti ve tabii uzak durdum:) Sebep sadece bu değildi, kitabın adı çok da ilgimi çekmedi, zira aşk konusunda binlerce kitap var. Yazarla yapılan bir ropörtajı okudum, konunun Mevlana ve Şems etrafında döndüğünü duyunca bir kenara yazdım açıkçası. Bu arada, kitabın kapak rengi sebebiyle erkekler tarafından alınmadığı ve bu yüzden yayıncının kül renkli bir kapakla yeni basıma gittiğini öğrendim :) Bu da sosyolojik bir vaka aslında:) Yayıncını ve yazarın yerinde olsam aşkla ilgili bir kitabın kapağını kırmızı yapardım. Şimdi elimdeki kitapları bitirip bu kitaba başlayacağım sanırım. Okuduktan sonra düşüncelerimi burda paylaşırım.
Bugünlerde beni heyecanladıran konulardan biri de, otomobil tasarımcısı Murat Günak'ın tasarımını yaptığı Mindset isimli elektrikli otomobil.

Bu araç Başbakan'a gösterilmiş, üretim konusunda adımlar da atılmak üzere. Benim merak ettiğim ve üzerinde durduğum konu ise, bu tür araçların çok pahalı olması yanısıra elektriği depolayacak akülerin durumu. Zira aküler şimdiki teknolojiyle bu iş için kullanılmaktan çok uzak. Buna bir de dünyadaki petrol ve otomotiv kartellerinin bakışı var ki, bakalım o ne olacak?
Devrim arabası gibi bir hayal kırıklığı yaşamış insanımızın aslında bu süreci kaçırmaması lazım, bu Türkiye için büyük bir atılım olur. Gazetelerden okuduğum kadarıyla birkaç sene önce MIT üniversitesinde şimdiki lityum-iyon pillerin dışında heyecan uyandıracak gelişmeler kaydedilmiş fakat hemen sonra bu işin üstü kapatılmış. Şimdi Obama, tekrar bu konuyu gündeme almış ve çalışmalara devam edilmesini istemiş. İnşallah bizde de üretim ve satış konusunda herkes üstüne düşeni yapar da bu sefer treni kaçırmamış oluruz.
30 Ağustos 2007
Aşka Yolculuk
Yarın Trabzon'a gidiyorum, kaç zamandır bekardım buralarda. Ailemi alıp geri geleceğim inşallah. Ankara'da su sorunu şu aralar yok, sular akıyor, tabii barajlar için aynı durum sözkonusu değil. Onun dışında Ankara, 864 rakımlı tepe için hareketli günler yaşadı, memleket için iyi olur inşallah.
Mevlana'nın Fihi Mafih'i elimde, onu okuyorum. Daha önce Cemalnur Sargut Hanımefendi'nin "Kenan Rifai ile Aşka Yolculuk" isimli kitabı okumuştum, tasavvufla ilgilenenlere hararetle tavsiye ederim.
Kitaptan aklıma ilk gelen; Kenan Rifai Hz.'lerine "tasavvuf nedir" diye sormuşlar. "İncitmemek ve incinmemektir" demiş. Tasavvufun çok farklı tanımları var. İncitmemek bir nebze kolay gibi geliyor: dilini tutarsın, insanları üzmezsin vs. Fakat incinmemek nasıl olacak? Bunu da şöyle açıklıyor: Herşey Allah'tan geliyor, sebebe değil Müsebbibe bakarsan kime niye incineceksin ki? Allah'a mı, haşa....Kitapta bu ve benzeri birçok incelik var, Allah nasip eder inşallah...
Etiketler:
Ankara,
Aşk,
Cemalnur Sargut,
Düşünceler,
Fihi Mafih,
Kenan Rıfai,
kişisel,
kitap,
mevlana,
Tasavvuf,
trabzon
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
