eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

05 Aralık 2006

İlkyardım Eğitimi


Geçen hafta özel bir sağlık kuruluşundan ilkyardım eğitimi aldık. 2002 yılında devlet tüm çalışanların bu eğitimi almasını zorunlu kılmış. 2 gün süren eğitimden sonra Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan sözlü ve yazılı sınava katılıp sertifika aldık (henüz elimize geçmedi). Bu sertifika ile 3 yıl boyunca kazalarda ilkyardımda bulunabileceğiz.Yapılan araştırmalara göre kaza sonrası ölümlerin %50'den fazlası ilk 1-2 dk. içinde gerçekleşiyormuş. Bu çok önemli anda bilgili ve eğitimli kişiler 112 acil gelene kadar müdahale edebilirse birçok hayat kurtarılacak diye düşünülüyor. Eğitim boyunca doğru bildiğimiz birçok yanlışımız ortaya çıktı. Kaza geçirmiş bir kişiyi -eğer tehlike yoksa- kesinlikle yerinden kıpırdatmamak gerekiyor, kalp krizi geçiren bir insanın yormadan oturtularak rahat nefes alması ve enerji harcaması gerekiyor vs.Eğitimde birçok kişi gibi şunu söyledik: bir kazaya rastladığımızda insanın soğukkanlı davranması çok zor, bakmak bile yürek istiyor. Verilen cevap, en azından yakınlarımızın başına birşey gelirse bilgi sahibi olarak yardım etmek (Allah göstermesin). Daha önce eğitim almış kişiler, başından geçen olayları doktor ile paylaşmış, O da bize anlattı. Örneğin parmağı kopan birisi için kopan yere tampon uygulamış ve kopan parmağı da önce ağzını kapatarak bir poşete, onu da yine buz veya su dolu bir poşete koymuş ve tabii ki hastayı ve parmağı aynı hastaneye götürmüş. Parmak yerine dikilmiş, eskisi gibi olmuş. Bu tür durumlarda max. 6 saat süre var.Allah kimseye kaza-bela göstermesin fakat bu tür olaylar yaşanmıyor değil, en azından fikir sahibi olduk...

13 Kasım 2006

Hayati Bir Konu!!



Bugunku konu trafikle ilgili olacak. Hergun hayatimizi ortaya koyarak araclara biniyor-suruyoruz. Kazalari gordukce-duydukce icimiz parcalaniyor fakat kurallara uymuyoruz. Turkiye'de yilda ortalama onbin insanimizi bu yuzden kaybediyoruz. 5-6 yil once 'Ileri Suruculuk Teknikleri' isimli bir gunluk bir egitim almistim. Ogleye kadar teorik bilgiler edindik. Hoca sordu:' aksamleyin karsidan uzunlari yakmis bir arac geliyor, ne yaparsiniz?' Cevap verdim : 'once sellektor yapariz, kapatmayinca biz de uzunlari yakip ustune bir de karsidaki sofor icin guzel sozler sarfederiz :))'. Hoca haklisin dedi, maalesef cogumuz boyle yapiyoruz fakat burda onemli olan tehlikeyi iki katina cikarmamak, o yuzden biz uyarimizi yapip kisalara devam etmemeliyiz.
Ogleden sonra pratige gectik, 50 km hizla giderken panik fren yaptik ve istenen mesafede duramadigimizi gorduk. O gunden sonra emniyet kemeri takma ve trafikte guvenli arac kullanma konusu aklimdan cikmadi hic. Isim geregi yillardir yollardayim, dag-tepe geziyorum, en tehlikeli sarp yollarda da gittim. Kursta anlatilanlari elimden geldigince uyguluyorum, tabii hatalarimiz olmuyor degil. Anlatmak istedigim, trafikte hayatimizi ortaya koyuyoruz, bir kaza - Allah korusun- ya olumle ya da yaralanmayla sonuclaniyor. O yuzden cok dikkatli olmak durumundayiz, hem kendimiz icin hem karsimizdaki icin.
Bu arada, Ankara'da, trafik kurallarinin cokca suistimal edildigini uzulerek soylemek istiyorum. Kirmizi isikta durmak insanlara ceza gibi zor geliyor. Serit ihlalleri, saygisiz davranislar vs...
Diger toplumsal sorunlarimizda soyledigim gibi burda da, ailede baslayacak ve ozellikle ilkogretimde verilecek egitimin ciddi katkisi olacagi inancindayim. Tum cocuklar buyuklerini taklit ettigi icin onlara guzel ornek olmak durumundayiz. Bunun dogru oldugu bilincini simdiden vermek lazim, aksi takdirde buyuklerinden neyi gorurse ilerde aynisini yapacaklar. Sozumuzu 'Allah hepimizi kazalardan korusun' diyerek bitirelim.

22 Mayıs 2006

Istiklal

Istanbuldayim. 3 gunluk egitim var. Bugun Istiklal Caddesindeydik. 1 yildan fazla oldu gelmeyeli. Yollar hala yapiliyor, cile devam ediyor yer yer. Agri`nin koylerinden sonra burasi Turkiye`deki zitliklarin bir gostergesi. Zaten dunyanin-hayatin gercegi de bu. Herkes ayni-hersey ayni degil ki. 72 milletten insan var burda. Hafta sonu Trabzon`da iki guzel gun gecirdik kizimla, hasret giderdik. Ankara`ya donunce ev kiralama islemine hiz verecegim. Artik yerlesik duzene gecmem lazim.
Istiklal`de benim icin klasik olan once Sampiyon`da kokorec, ardindan da Saray`da kazandibi yemek zevkimi az once yerine getirdim. Insan benzer seyleri benzer mekanlarda araliklarla yapinca ister istemez eski gunlere donuyor.
Trabzon`da anneanemin mezarini ziyaret ettim, mezar taze oldugu icin biraz cokmustu, uzulduk tabii. En huzunlu yani da ziyaret sonrasi O`nu orda birakip geri donmemiz. Ey Allahim sen nasil bir unutma duygusu vermissin ki, insan en sevdigini kara topragin bagrina birakiyor ve sonra yine normal islerine geri donuyor? Zaten bu duygu olmasa yasanmazdi.
Ulkedeki karisiklar da canimi sikmakta fazlasiyle. 11 Eylul olaylarindan sonra yasanan benzer hadiseleri, olayin sonucunun kime yaradigi seklinde yorumlamaya alistim. Bu olayda da boyle dusunuyorum. Yine birileri bize aba altindan sopa mi gosteriyor acaba?